istanbul Psikolog

Babalık Psikolojisi Ve Babanın Aile İçindeki Önemi

Hamilelik ve bir bebeğin doğumu şüphesiz ki kadınlara verilmiş büyük bir hazinedir. Bir kadın; bebeğin oluşmasına, onun yavaş yavaş büyümesine ve hayata hazır hale gelmesine kadar karnında ev sahipliği yapar. Bebeğinin kendi ramine düştüğünü öğrendiği andan itibaren çeşitli ve çok sayıda hayaller kurar. Bir kadın aslında annelik dürtülerine, duygularına ve düşüncelerine oldu olası sahiptir. Bebeği karnına düştükten itibaren ise anneliğe adım adım yaklaşmakta ve bebeğiyle kurduğu bağ hamilelik süreci itibariyle başlamaktadır. Dolayısıyla annelik süreci bebeği doğduktan sonra değil daha karnındayken başlayan bir süreçtir.

Peki ya babalık süreci ne zaman başlamaktadır? Baba olanlar neler hissetmektedir?

Anne adaylarının bebekleri karınlarına düştüğü andan itibaren bebekleriyle kurduğu ilişki başlarken; babaların anne karnındaki bebeği anne adayları kadar hem fiziksel hem de psikolojik anlamda hissetme şansları yoktur. Bu yüzden annelik doğanın kadınlara verdiği başlı başına bir mucizedir.

Babalar ise annenin bu hamilelik ve doğum sürecinde bir gözlemci gibi katılmaktadır. Maddi ve manevi olarak desteğini sunmaya çalışan bir baba bir anne kadar sürecin içinde olamayabilir. Dolayısıyla babalar babalık sevincini somut olarak bebekleri doğduktan sonra hissedebilirler. Dolayısıyla baba olmak aslında tahmin edildiğinden daha zor bir süreç haline gelmektedir. Bir baba eşi daha bebeğe hamileyken birçok soru işaretleri ve duyguyla karşı karşıya kalır. Bebeğime yeterli bir baba olabilecek miyim? Eşime bu süreçte yeteri kadar yardımcı olabiliyor muyum? Acaba doğum nasıl olacak? Eşim bu süreçte sağ salim çıkabilecek mi? 3 kişilik bir aile olmak nasıl bir durum? Eşime ve çocuğuma bakabilecek miyim? gibi bir çok soru işaretleriyle birlikte hareket etmek zorunda kalmaktadır. Aileye yeni bir üye dâhil olacağı için ekonomik olarak daha çok çalışmak ve maddi anlamda kazancı ve rahatı devam ettirmek zorunda olmak babalara ekstradan bir yük olarak gelebilmektedir.

Babalar bebek olduktan sonra sadece işin maddi konusunu düşünmezler. Bebeğine ‘’baba’’ olarak ne kadar yeterli olabileceğini, eşinin bebek olmadan önceki duygusal yatırımının devam edip etmeyeceğini, evliliğinin bundan sonra nasıl devam edeceğini de düşünebilirler. Hamilelik sürecinde ve bebek olduktan sonra kendilerini biraz bu sürecin dışında kalmış gibi hissedebilirler. Eşi tarafından artık ikinci planda olduğunu ve bebek olunca ailelerin bebeğin ve eşin etrafında fır dönmeleri babalarda ki bu düşünceyi pekiştirebilir.

AİLE İÇİNDE BABANIN ROLLERİ NELERDİR?

Babalar yani aile için çok kıymetlidir. Özellikle çocukların zeka, kişilik, duygusal ve cinsel gelişimleri için ailede sağlıklı bir baba profili olması çok önemlidir. Hamilelik dönemi boyunca anneye yardımcı olmak doğumun ve hamileliğin daha kolay geçmesine yardımcı olabilir. Burada baba adaylarının desteği oldukça önemlidir.

Baba olmak erkek olmanın zor ancak bir o kadar da güzel zamanlarından biridir. Çünkü bir baba anne kadar somut şekilde babalığı anlaması uzun sürebilir. Toplumun babalara bir bebeğe sahip olmanın yanında verdiği bazı sorumluluklar vardır. Bunlar babanın babalık sürecine alışmasını zorlaştırdığı gibi kaygı ve stres düzeyini de arttırabilir.

Örneğin; iki kişilik bir ailede tek geçim kaynağını evdeki erkek sağlıyorsa çocuk olduktan sonra baba evin maddi imkanlarını karşılayabilmek için daha çok çalışmak zorunda kalabilir veya daha çok çalışamıyorsa kendisine veya eşine yaptığı harcamalardan kısmak zorunda kalabilir.

Erkek çocuk için ilk idolü (babanın çocukla kurduğu yakınlık burada önemlidir) babasıdır. Babası kadar güçlü, zeki, başarılı, esprili olmak isterler. Bir çocuğun sağlıklı gelişebilmesi için anne kadar baba profilinin de sağlıklı ve dengeli olması gerekmektedir.

Toplumda uzun zamandır gelen annelerin bebekler üzerinde daha fazla etkisi vardır algısı giderek azalmaktadır. Yapılan araştırmalarla birlikte bebek ile baba arasında kurulan bağlanma da bebeğin gelişime olan katkısı önemlidir.

Bir babanın babalık rollerini gerçekleştirmesinde birden fazla faktör etkileyebilir:

  • Bir babanın çocuğuna nasıl davranacağı aynı zamanda kendi çocukluğunda babasından neler gördüğüyle ilişkili olmaktadır. Çocuklar ailenin aynası olarak büyürler ve ev içerisinde birçok durumu öğrenerek kendi inançları haline gelmektedir. Eğer bir baba kendi çocuğunun başını nadir olarak okşadıysa onunla kaliteli zaman geçirmemişse; çocuk büyürken bir babanın çocuğunu nasıl seveceğini farkında olmadan büyüyebilir. Dolayısıyla kendi çocuğunu severken de ilgi ve şefkat konusunda yetersiz kalabilir.
  • Babanın çalışma saatlerinin fazla olması, iş hayatındaki stresin yoğun olması, sık sık seyahate çıkması gibi durumlar babanın çocuğun büyümesinde ki katılımı düşüren diğer faktördür.
  • Eşlerin birbiriyle olan tutumları da eşlerin çocuklarına karşı yaklaşımlarını etkilemektedir. Şiddetli geçimsizlik yaşayan ailelerde genellikle ya çocuklara aşırı bağlılık yada çocuklara aşırı ilgisizlik görülebilir.
  • Yine annenin kendi babasıyla tutumu da çok önemlidir. Babasından yeteri kadar sevgi, şefkat ve güven duygusuyla büyümeyen anneler kendi eşlerini çocukların bakımları ve büyümeleri konusunda babaları zaman zaman zorlayabilirler.
  • Psk. Ceren GÜMÜŞ