istanbul Psikolog

Bağımsız Bir Çocuk Yetiştirebilmek

Çocuğa bağımsızlık hakkını vermek, çocuğun kendisini ilgilendiren bir konuda kendi kararını alabilmesini sağlar. Çocuk hayatta bir problemle karşılaştığı zaman akılcı bir şekilde üstesinden gelme gücünü bulur kendinde, sorumluluk sahibi bir kişilik geliştirilmiş olunur.

Çocuğun bağımsız bir kişilik kazanması olgun bir birey olabilmesi için şarttır. Devamlı ne yapacağını ne şekilde yapacağını söyleyen ebeveynler çocuğunun güdümlü olmasına sebebiyet verir. Çocuğa bağımsızlık kazandırma alıştırmaları bebeklik döneminde başlamalıdır. Sabırsız anneler, çocuğun kendi başına yemek yeme girişimi ya da giyinmeye yönelik çabaları başarısızlıkla sonuçlandığında, hemen işe müdahale ederek, yardım etmek adına onun rolü üstleniverir. Burda anne baba bir şekilde çocuğa yardım ettiklerini düşünse de aslında onun kendi kendine yeterli olması için gereken becerileri kazanmasını geciktirmektedir. Burada yapılması gereken çocuğa başarılı olana kadar söz konusu beceriler üzerinde çalışma imkanı vermektedir. Çocukları ile kendilerini çok fazla özdeşleştiren anne babalar farkında olmadan çocuklarının bağımsızlıklarını ve kişilik gelişimlerinin önüne geçmektedirler. Çoğu ebeveyn kendi çocukluğunda yaşayamadığı ve sahip olamadığı (içlerinde kalan) ne varsa kendi çocuğuna aynılarını yaptırmaya ve almaya eğilimli olurlar. Çocuğun kendi istekleri, zevkleri, kararları bu şekilde körelir ve benlik algısı oluşmamış olur.

Okulun ilk günü annesinden ayrılamayan, ağlayan bağıran çağıran çocuklar olduğu gibi daha ilk andan okul ortamına, öğretmenine arkadaşlarına uyum sağlayan çocuklar da vardır. Annesinin elini bırakmayan okula alışmak istemeyen kaygılı çocuk bağımsızlık hakkı verilmemiş anneye bağımlı çocuklardır. Okul ortamında tek başına birçok sorunla karşı karşıya gelecek ve tek başına (annesiz) üstesinden gelmesi daha zor olacaktır. Kendi kendilerini tuvalete bile gitmekte zorlanacak olan çocuklardır. Bağımsız olmayan çocuk genelde evde babadan okulda öğretmenden emir alan bir emir kulu durumundadır. Gelecekte ise eşinin sözünden çıkmayan, patronuna hesap veren bağımlı bir kişilik haline dönüşebilir.

Anne ve babalar çocukların yeteneklerini ortaya çıkaracak şanslar vermelidirler onlara…Bir hobi üzerine diretmemeli çocuğun kendisinin bir alana yönelmesi fırsatını sunmalıdırlar. Uzun uzun öğütler vermek yerine hayatın içinden örneklerle çocuğa bir şeyleri tembihlemeye çalışmalıdırlar. Yaşayarak öğrenmelerine yeri geldiğinde acı çekmelerine izin vermelidirler.

Çocuğunuzun bağımsız olması başına buyruk olması anlamına gelmez.Ayakları yere basan,yanlışı doğruyu kendi tecrübeleri ile öğrenen bir çocuk hayatta daha güçlü ve saygın bir kişi olacaktır.

Kendi kıyafetlerini kendi giyinmeli (4-5 yaşından sonra) ,odasının temizliğini ve düzenini kendi sağlamalıdır.Para biriktirme, telefon kullanma,hayvan besleme,anneye babaya evde yardımcı olma gibi sorumluluklar da yine anne baba tarafından çocuğa kazandırılması gereken alışkanlıklardır.

Kıyafet konusunda özellikle çocuğun fikri alınmalı ‘hangi pantolonunu giymek istersin sarı olanı mı yeşil olanı mı?’ diye seçenekler sunulmalıdır.

Çocuğa sorumluluk verilmesi gerekir mesela ;biberondaki sütü kardeşine içirelim mi yeterince ısınmış mı yoksa ağzı yanacak derecede mi sence? gibi bir soru sormak çocuğun kapasitesini destekleyen girişimlerdir.

Unutulmamalıdır ki çocuğun annesi de olsak babası da olsak hayat onun hayatı ve her alanına müdahale etmek gibi şansımız ve hakkımız yok.Doğduğu andan itibaren koruma içgüdüsü taşısak da bunun sınırını bilmek uygulamak gerekir. Aşırı  baskıcı ve müdahaleci ebeveyne sahip genç, anne babanın önerdiği çoğu şeyi hiç düşünmeden red ve inkar etmeye daha eğilimli olur.

Uzm. Klinik Psikolog Sinem ÖZER