istanbul Psikolog

Gençlerin Eş Seçiminde Anne Babanın Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?

İnsanların hayatlarında karar verdikleri önemli konulardan biride kendilerine uygun eşleri seçebilmek ve mutlu bir evlilik yapmaktır. Evlilik için sadece birbirini seven iki çift olmak evliliği sağlıklı şekilde yürümesi için yeterli değildir. Karşılıklı saygının olması ve bu saygının devam etmesi, karşılıklı fedakârlık, çiftlerin kendi hayatlarına saygılı olması, ailelere olan yaklaşımın ölçülü olması gibi birçok unsur bir evliliğin gidişatını etkilemektedir.

Evlilik konusunda ailelerin duruşu çok önemlidir. Genç kızın veya genç erkeğin ailenin belirdiği bir kişiyle, aile zoruyla evlenmesi doğru değildir. Birbirlerini tanımadan, ortak yanlarını bilmeden, birlikte mutlu olabilme ihtimalini ölçüp tartmadan yapılan evlilikler hüsranla sonuçlanabilir. Bu şu demek değildir ki her ailesinin isteğiyle evlenen kişi her zaman mutsuz olur. Tabi ki görücü usulüyle evlenip mutlu olmuş ve hala olan çiftler de vardır. Burada önemli olan evlilik gibi önemli bir konunun kararında genç kızın veya genç erkeğin iç sesine de kulak verilmeli onların neler düşündüğünü ve hissettiğini de aileler önemsemelidir.

Yine tıpkı ailenin çocuğa evlilik konusunda sadece kendi isteklerini yapması doğrultusunda baskı yapması kadar genç bireylerin evlilik yolunda tüm kararı kendi alması ve ailenin tüm kararı genç kıza ve genç erkeğe bırakması da doğru değildir. Aile bireyleri genç bireyin heyecanını, sevgisini ve mutluluğunu doğru yönetebilmesi için ona yol gösterici bir şekilde yardımcı olmalıdır. Yapılan yanlışlar varsa ve genç birey bu ilişkide ki hasarları, hataları göremiyor veya görmezden geliyorsa aile bireyleri bu konuda genç bireye yardımcı olabilir.

Çocuklarınıza yol göstermeye çalışırken ‘’sen bilmezsin, anlamazsın, zaten hangi kararı doğru verdin ki’’ şeklinde konuşmak onları hem kırar hem de size karşı yaklaşımlarını etkiler. Bunun yerine ‘’sen benim için o kadar değerlisin ki senin üzülmeni, kırılmanı hiç istemem’’ şeklinde cümleye başlanırsa genç bireyler sizi daha çok ciddiye alacaktır.

Bazı ailelerde çiftler arasındaki uyumsuzluğu, gerginliği görmelerine rağmen bu konuda konuşmaktan uzak dururlar. Zaman içerisinde bu durumunun geçeceğini düşünürler. Ancak olayı her zaman sürece bırakmak olumsuz sonuçlar doğurabilir. Bir sorunu görmezden gelmek veya o sorun üzerine konuşmamak sorunu maalesef çözmemektedir. Bu yüzden evlenmek isteyen çiftlerin birbirlerinden çok farklı oldukları belliyse ve bu konuda anlaşmakta zorlanıyorlarsa bu noktada aileler çocukların yol gösterip araya girebilirler. Ancak bunu yaparken de çocuğun hislerini çiğneyerek değil olabildiğince anlayışlı yaklaşarak konuşmakta fayda vardır.

Evlenme sırasında özellikle genç kızlara yeni evine ve evliliğine alışması için söylenen ‘’bu evden gelinlikle çıktın kefenle ancak geri dönersin. Bundan sonra kocan ne derse o olur. Bize güvenerek evliliğine, kocana sırtını dönme’’ gibi cümlelerin kurulması ve çocukların bu düşünceleri benimseyerek kötü giden evliliklerini sonlandırmaması uzun vadede derin yaralar açmasına sebep olur. Öncelikle ailesine karşı güvenleri kırılır ve kendini güvende hissetmeye ihtiyacı olduğunda gelebileceği bir evi olmadığı inancı yerleşir. Hal böyle olunca evlilikte yaşadığı tüm sorunları tek başına göğüs germeye çalışır.

İster evlilik öncesinde ister evlendikten sonra özellikle kız çocukları ailesi tarafından desteklendiğini ve onların sevgisinin ilgisinin değişmediğini bilmek ister. Bu yüzden evlilik kararına aileler nasıl anlayışlı şekilde yol gösteriyorsa evlendikten sonra çocuklarının ihtiyacı olduğunda yanlarında olacağını çocuklarına söylemeleri ve bu konuda davranmaları önemlidir.

Psikolog Ceren GÜMÜŞ