istanbul Psikolog

Kadın Ruhundan Anlamayan Erkek

Erkekler gerçekten kadın ruhundan anlamıyorsa o zaman neden ilk sevgili olunduğunda her şey çok güzel, erkek anlayışlı, şevkatli, sevgi dolu, sahiplenici…

        Peki ilişki ilerledikçe, erkek kadının kendine bağlandığını hissettiğinde değişen nedir? Kadın yine aynı kadın, erkek yine aynı erkek. Neden çoğunlukla kadın gün geçtikçe daha fedakar, daha bağlı, daha sevgi dolu oldukça erkek daha mesafeli, daha rutin işlerine dönük, daha kendinden ve ilişkiden emin bir tavır sergilemeye başlar?

        İlk zamanlar kadına söylediği güzel sevgi sözcükleri, şevkatle sarılmalar, ilgili davranışlar, sorunlara çözüm odaklı yaklaşımlar neden yerini sürekli eleştiriye, daha az ilgiye, ve daha fazla beklentiye bırakır.

         Evet şu anda kadınların ilişkilerinde belirttikleri  en büyük sorunlarından biri erkekteki bu değişimler.

KADINLAR ERKEKLERDEN NE BEKLER, BU BEKLENTİLERİN NE KADARI SAĞLIKLI  NE KADARI ADİLDİR

           Mesela bazı kadınların erkeklerden beklentilerini kendi sözcükleriyle yazmak istiyorum: “bir dal çiçek bile getirmiyor gelirken”, insan ufacık bir hediye alır”, “ilgilenmiyor benimle, nasıl olduğumu sormuyor”, “fazla erkeksi”, fazla narin” “duvarla konuşsam daha iyi” “başlarda benden iyisi yoktu şimdi yüzüme bakmıyor”, “erkeklerin hepsi duyarsız, kalpsiz” , vb….

           Öncelikle eğer kadın erkek eşitliğinden söz ediyorsak beklentilerin de aynı eşit düşüncelerde olması gerekir. Acaba vermediğimiz şeyleri bekleyerek bazen de adaletsiz davranıyor olabilir miyiz ?

            Yani kadın erkekten beklediği şeyleri kendi yapıp yapmadığını mı sorgulamalı acaba. Kadın erkeğe hediye, çiçek vb alıyor mu, erkek üşüdüğünde kadın ona hırkasını veriyor mu, erkeğin sorunlarını sorup, dinleyip, çözüm bulmaya çalışıyor mu, erkeğin işleri kötü gittiğinde çalışarak destek olmaya çalışıyor mu ? Bunları yapmak sadece erkeklerin bir görevi midir?

              Kadınların erkeklerden ortak beklentileri olduğu gibi her kadının kendi kişilik özelliklerine göre farklı beklentileri de vardır. Bir gün bir erkek arkadaşım bana şunu söylemişti; bir kadınla ilişki kuruyorum bana çok sertsin biraz nazik ol diyor, başka bir kadınla ilişkim oluyor bu sefer biraz daha nazik olmaya çalışıyorum bana çok yumuşaksın ben daha sert erkeklerden etkilenirim diyor, ne yapacağımı nasıl davranacağımı şaşırdım demişti :)

             Erkek ya da kadın fark etmez, karşımızdaki insana olan beklentilerimizi o kişinin yetişme tarzını, bakış açılarını, kişilik özelliklerini göz önüne alarak yükseltirsek yaşayabileceğimiz hayal kırıklıklarından da kendimizi kurtarmış oluruz.

            İlişkide bazı olumlu ve doğru taktiklerle iletişimi, ilişkide olması ya da olmaması gereken davranışları değiştirebilme şansımız her zaman vardır. Fakat karşımızdaki insanın karakterini değiştirme şansımız asla yoktur.

           Beklentilerimizi karşılayamayacak biriyle birlikte olmayı seçip sonra da onu değiştirebilmek ya da beklentilerimizi karşılaması için baskılamak yerine karşımızdaki insanın önce karakterini anlamalıyız. Daha sonra bu insanın karakteri bizim beklentilerimize uyuyor mu, uymuyorsa bu şekilde mutlu olabilecek miyiz, bazı ufak taktiklerle çok olumsuz bazı davranışları ve ilişki sorunlarını değiştirebilir miyiz,  yoksa iki tarafta yıpranmadan ilişkiyi sonlandırmalı mıyız buna karar vermeliyiz.

           Genelde ilişkideki en büyük sorun karşımızdaki insan beklentilerimizi hiç karşılamasa da ona karşı olan yoğun duygularımızdan dolayı ilişkimizi  bitirmeyi düşünemeyip, ama bu şekilde de mutlu olamayıp  beklentilerimizi alabilmek için hiç de sağlıklı olmayan yöntemler kullanmamızdır. Baskı yapmak, başka hem cinsleriyle karşılaştırmak, kavga çıkarmak, sürekli eleştirmek vb..

           Oysa  her ilişkide olduğu gibi, karşı cinsle ilişkide de bir kadının karşısındaki erkekten beklentilerini alabilmesi için yapabileceği bazı iletişim teknikleri olabilir. Karşımızdaki erkek bize çiçek, hediye vb almıyorsa ilk adımı biz atıp ona çiçek ya da ufak bir hediye alıp, kendisine çok değer verdiğimiz için bunu aldığımızı söyleyip kendimizin de hatırlanmaktan çok hoşlanacağını vurgulayabiliriz. Ya da onunla ilgilendiğimizi gösterip, ona sıkıntılarını üzüntülerini ya da sevinçlerini sorup onu dinleyip daha sonra insanın sevdiği insan tarafından ilgi görmesinin ne kadar huzur verici, mutlu edici olduğunu, aynı duyguyu yaşamanın bizi de çok mutlu edeceğini vurgulayabiliriz. Kişilerin, gerek çocuk gerek yetişkin, davranışlarını değiştirebilmenin en güzel yolu, sürekli baskı yapmak ya da istemek değil doğru şekilde öğretmek ve pekiştirmektir. Karşımızdakinin bize karşı olumlu davranışlarını ödül ve sevgiyle pekiştirebilirsek bu davranışın devamını sağlayabiliriz.

        Gerek erkek gerek kadın hiç kimse sürekli eleştirilmekten, sürekli,  olmadığı biri gibi davranmaya zorlanılmaktan, empati görememekten, sürekli karşısındaki insanı memnun etme mecburiyeti varmış gibi hissetmekten çok rahatsız olur ve yıpranır.

        Ne bir kadın hayatını yanındaki erkeği memnun etmeye, ne de bir erkek hayatını yanındaki kadını memnun etmeye odaklı yaşamamalıdır. İlişki yaşamak, karşımızdaki insanın sürekli bizi memnun etmesini beklemek ve bunu sağlamaya çalışmak değil, sevdiğimiz insanla ortak beklentileri iki tarafın da isteği doğrultusunda paylaşabilmektir. Karşımızdaki insanı gerçekten seviyorsak onu mutlu etmek için ufak jestler yapmak hem karşı tarafı hem ilişkiyi kuvvetlendirecek hareketlerdir fakat bunların her zaman  zorunlu olduğu düşünülmemelidir.

Uzm. Klinik Psikolog Pelin ÖZAYDIN