istanbul Psikolog

Ülkemizde Yaşanan Üzücü Olayları Çocuklarımıza Nasıl Anlatabiliriz?

Travma: duygusal ve bedensel bütünlüğümüzü tehdit eden her türlü yaşantıya verebildiğimiz isimdir. Kişinin kendisinin ağır şekilde yaralanması, gözlerinin önünde bir başkasının ağır yaralanma, ölüm veya cinsel- fiziksel saldırıya maruz kalması veya çok yakınlarının yine ağır yaralanma, ölüm veya cinsel- fiziksel saldırıya uğradığını duyması kişinin travma belirtileri göstermesine sebep olan durumlardandır.

Ülkece uzun zamandır sıkıntılı süreçlere perde açmışken son zamanlarda toplu ölümlerin hedef alındığı patlamaların sayısının artması; bu patlamaların yer ve zaman bilmemesi, gencinden yaşlısına, küçüğünden büyüğüne ülkece kayıplar yaşamamız hem büyükleri hem de küçükleri etkilemektedir.

TRAVMANIN ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

İki çeşit travmadan bahsetmek mümkündür.

Mikro travmalar: Stres yaratan ve kişinin devamlı yaşadığı olaylardır. Örneğin; aşağılanma, kişinin değersizleştirilmesi, başarısızlık gibi.

Makro travmalar ise;  Daha yoğun duyguları yaşatan ve olağan dışı durumlardır. Örneğin; doğal afetler, kazalar, saldırılar gibi.

Makro travmalar büyük bir topluluğu etkilerken mikro travmalar daha bireysel, kişi bazlı olabilir. Son zamanlarda yaşanan durumlar ve dünya da da farklı ülkelerde zaman zaman yaşanan saldırı olayları; olayı yaşayan yaşamayan çoğu insanı etkilediği için makro travma kapsamına girmektedir.

RUHSAL TRAVMA NEDİR?

Ruhsal Travmalar: Kişi ani ve beklenmedik zamanda yaşadığı travmadan sonra korku, dehşet ve çaresizlik duygusuna kapılmaktadır. İnsanlar hayatlarında birçok sorunla baş başa kalırlar. Yaşadığı her problem kişide travma yaratmasa bile bir etki bırakabilir. Ruhsal travma dememiz için kişi olayı yaşarken ve yaşadıktan sonra korku, dehşet ve çaresiz duygularını yaşıyor olması gerekmektedir.

TRAVMATİK MİLAT NEDİR?

Mikro veya makro travmaya doğrudan veya dolaylı şekilde maruz kalan kişilerin düşünceleri travma yaşamadıkları haliyle aynı olmamaktadır. Kişi; travmatik olaya doğrudan veya dolaylı maruz kaldıktan sonra; kendisine ve dünyaya olan algısı değişime uğrar. Aynı zamanda insanlara karşı yaklaşımları ve inançları da değişir. Örneğin; patlamaların artmasından sonra birçok insan dünyanın sağlıklı olmadığını, hayatının korunamadığını, insanların ise güvenilmez olduğunu düşünmeye başladık. Buna travmatik milat demekteyiz.

TRAVMA’NIN YARATTIĞI ETKİNİN BELİRTİLERİNİ NASIL ANLARIZ?

Kişinin travmatik olayı yaşadıktan sonra yaklaşık 1 ay sonra

  • Olayı tekrar tekrar uykularda veya günlük hayatta yaşıyormuş gibi olması,
  • Flasback dediğimiz travmatik olayın önemli anlarını kişinin hatırlaması,
  • Aşırı irkilme tepkilerini vermesi
  • Çabuk sinirlenme,
  • Önceden yapmayı sevdiği etkinliklere katılmamak
  • Gelecekle ilgili planlar yapamama
  • Olayın yaşandığı yer, olayın içinde geçen kişiler den kaçınma
  • Aşırı huzursuzluk, mutsuzluk ve bazen de sinirlilik halİ
  • Son zamanlarda ülkemizde yaşanan olaylardan birçok kişi dolaylı ve doğrudan şekilde etkilendi. Dışarı çıkmak, toplu taşıma kullanmak, iş yerlerine gidebilmek, yani kısacası hayata adapte olabilmek zorlaştı. Bu durumu çocuklara anlatabilmek daha da zorlaşabilir. Anne babalar veya büyükler anlatmak istemese bile çocuklar etraflarında olan normalin dışındaki şeyleri sezebilirler. Bazen sorularıyla sizi şaşırtabilirler. Travmatik olayı çocuklara anlatmak ve anlatırken söyleyeceğiniz cümleler çok önemlidir.

ÇOCUKLARA TRAVMATİK OLAYI DAHA DOĞRU NASIL ANLATABİLİRİZ?

  • Öncelikle çocukların yaşlarına göre olayları algılaması ve yorumlaması farklılaşmaktadır. Bu yüzden çocuğunuzun yaşına göre ona yaklaşmanız önemli.
  • Çocukların olayları somut ve soyut düşünme durumları gelişim dönemlerine göre değişmektedir. İlk önce çocuğunuzun neler duyduğunu, neyi ne kadar bildiğini öğrenmeniz de fayda var. Çocuklar yetişkinler kadar olayları çok boyutlu düşünemediği için olaylar çocukların zihninde daha soyut olabilir.
  • İnternette doğruluğu kesinleşmemiş ve filtrelenmemiş çocuklar için zarar teşkil edecek birçok bilgi dolaşmaktadır. Bu yüzden çocukların internet veya diğer iletişim araçlarından bilgi almasını mümkün olduğu kadar aile büyüklerinin kısıtlaması önemli olmaktadır.
  • Çocuklarınızın sorduğu sorulara mümkün olduğu kadar geçiştirmeden ve doğru cevaplar vermeniz size olan güvenilirliğini arttıracaktır.
  • Çocuğunuz olaylarla ilgili sorular sorabilir. Burada önemli olan olayın ayrıntılarına girmeden ancak geçiştirmeden, basit cevaplarla ona yanıt vermek önemlidir.
  • Çocuğunuz olayları sizden veya başkasından öğrendikten sonra farklı davranışlar gösterebilir. Örneğin; sorduğu soruları sorabilir. Toplumsal olaylar aile büyüklerini de korkuttuğu için çocuğunuzun tekrar tekrar aynı soruyu sorması sizin korkunuzu artmasına sebep olabilir. Çocuklar bu soruları kendilerini güvende hissetmek için sorabilirler. Bu yüzden sıkılmadan ve sakin bir şekilde aynı cevapları verebilirsiniz.
  • Tıpkı diğer duygular gibi korkuda hayatın bir parçasıdır. Çocukların korkuları zaman zaman yetişkinlerden daha fazla olabilir. Böyle zamanlarda onları sakinleştirebilecek ve güven duygularını arttıracak yetişkinlere ihtiyaç duyarlar. Dolayısıyla böyle kriz zamanlarında aile bireylerinin birbirlerine duygusal olarak kenetlenmesi daha önemlidir.
  • Çocuklarınızın olaylar karşısında neler düşündüğünü ve neler hissettiğini anlamanız önemlidir. Bu konuda onların konuşmaları için baskı yapmadan onların verdiği sinyalleri takip ederek çocuğunuzun yanınızda olduğunu her zaman onu dinlemeye hazır olduğunuzu bildirmeniz önemlidir.

Psk. Ceren GÜMÜŞ